Kalkan ve Çevresindeki Tarihi Yerler

Bir kelebeğin kozasındaki mahrurluğu gibi bahara sözlü kentlerin, dik duruşlarına şahit olun…

 

1.ANTİPHELLOS (KAŞ) ANTİK ŞEHRİ

Antik kentin doğu ve kuzeyinde yer alan dağlarda ionik tarzda yapılmış, üzerinde Likya yazıları olan pek çok kaya mezarı bulunmaktadır. Halk arasında Kral Mezarı olarak bilinen Uzun Çarşı’daki Likya yazıtlı Anıt Mezar ( M.Ö 4.yy) günümüze ulaşan en güzel ve görkemli lahitlerden biridir.

Bölgede yer alan önemli eserlerden biri de Kaş Antik Tiyatrosu’dur (M.Ö.1.yy). 4000 kişilik kapasitesi olan ve 26 basamaktan oluşan tiyatro M.S. 2. yy da onarım görmüştür. Sahnesi olmayan tiyatronun en önemli özelliği Anadolu denize cephesi açık olan bir tiyatro olmasıdır.

Tiyatronun kuzeydoğusunda Akdam olarak adlandırılan M.Ö. IV.yy ‘a ait dor tipinde ev tipi bir mezar vardır. Doğal kaya kesilerek yapılmış olan mezar 3.5 m yüksekliğindedir ve üstünde el ele tutuşup dans eden 24 tane kız figürü bulunmaktadır.

 

2. PATARA ANTİK ŞEHRİ

Xanthos vadisinin son şehri ve Likya’nın en büyük liman kapısı olanPatara, bugün Akdeniz’in en temiz sahillerinin kenarında kum ve çalılarla kaplı durumdadır. Deniz kumlarının doldurmasıyla denizle ilişkisi kesilen antik liman, bataklık ve göl halini almış, bataklıkta oluşan “ılgınlar” (Tamarix sp.) zamanla bölgenin kendine has bitkisi olmuştur.

Şehre ve günümüz kalıntılarına giriş görkemli ve çok iyi korunmuş bir Roma zafer takından yapılmaktadır. İ.S. 100′lü yıllarda bölge valisi adına inşa edildiği kitabelerinden anlaşılmaktadır.

Şehrin suyu yaklaşık 20 km. kuzeydoğusundaki İslamlar köyü yakınlarından, Kızıltepe yamacındaki kayalıktan getirilmiştir. Kaynakla şehir arasında, Fırnaz İskelesi’nin kuzeyindeki; “Delik Kemer” olarak adlandırılan bölüm ise su yollarının en anıtsal bölümüdür.

 

3. XANTHOS ANTİK ŞEHRİ

Xanthos kenti, birçok önemli özelliklerinin yanında tarihi en çok acılarla dolu kent olarak bilinir. Tarihçiler, kentin birçok kez yerle bir olduğunu veya yandığını fakat yeni şehrin küller arasından yeniden yeşerdiğini yazarlar.

Kalkan-Fethiye karayolu üzerinde 18 km. uzaklıktaki Kınık Köyü’nde yer alır. Şehir; Xanthos Nehri (Bugünkü adı Eşen Çayı) kenarındaki ovaya hakim iki tepe üzerinde kurulmuştur. İlki Eşen Çayı’nın kenarından sarpça bir kayalık şeklinde yükselen surla çevrili Likya akropolü; ikincisi ise kuzeydeki daha yüksek ve geniş olan Roma akropolüdür.

İkya’nın başkenti olan Kanthos’un adı, Likya yazısı ile yazılmış kitabelerde “Arnna” olarak geçer. Homeros, Sarpedon yönetimindeki Xanthoslular’ın Troya savaşlarına katıldıklarını yazar ki bu olay şehrin en eski yazılı tarihine işaret eder.

 

4.TLOS ANTİK ŞEHRİ

Likya dilinde adı Tlava olan kentin tarihi hakkında bilgiler sikke ve yazıtlardan elde edilebilmiştir. Benndorf, Tlos’ta bulunan bir mezardaki kabartmanın İÖ 5. yy’a ait olduğunu ileri sürer.

İÖ 4. yy’da basılan sikkelerde kentin adı Likya dilinde yer alır. İS 2. yy’da devrin zenginleri olan Rhodiapolisli Opramoas ve diğer Likyalı zengin Oinoandalı Licinnius Langus’tan yardım aldığı yazılı kaynaklarda geçmektedir.

Bizans devrinde de adından sık sık bahsedilen Tlos’un akropolündeki kalede, 19.yy’da Ali Ağa isimli bir derebeyi hüküm sürmüştür. Akropolün doğu tarafında Likya dönemine ait bir sur, Likya dilinde yazıtlı mezarlar, Roma devri surları, stadyum, hamam, büyük bir Bizans kilisesi ve agora kalıntıları ilk dikkati çeken eserlerdir.

Oturma kademeleri oldukça sağlam, süslü sahne binası ise harap olan tiyatrodan başka, Likya yazıtlı Izraza anıtı ile Roma çağından kalan ve eski yüksekliğini koruyan bir kule Tlos antik kentinin ilginç eserleri arasında sayılabilir.

 

5. LETOON ANTİK ŞEHRİ

Xanthos kentinin karşısında Eşen Çayı’nın sağ tarafında Bozolukdenilen yerde Apollon ve Artemis’in annesi Likyalılann, Ana Tanrıçası Leto onuruna kurulmuş ufak bir yerleşim yeridir.

Burası, Likya halkının federe dini merkezi ve dinlenme kutsal alanı idi. Letoon, ya da Leto tapınağı, 1841 yılında, bir İngiliz deniz subayı Hoskya tarafından ortaya çıkarılmıştır.

Latin şair Ovidius’un anlattığı bir efsaneye göre, Zeus’tan hamile kalan tanrıça Leto, çocukları, ikiz tanrı Artemis ve Apollon’u Delos’ta doğurur. Sonra Xanthos nehrinin denize ulaştığı yere gelip, nehir boyunca kaynağa vanncaya dek yürür.

Kaynakta çocuklannı yıkamak isteyen, ama yerli halk tarafından engellenen tanrıça, yöre halkını kurbağaya çevirerek intikamını alır. İşte Leto tapınağı insanlann kurbağaya çevrildikleri bu yerde tanrıça Leto adına yaptırılmıştır.

 

6.SIDYMA ANTİK ŞEHRİ

Sidyma tabelasını gördüğünüz Fethiye yolundan sapılarak 7 km kadar gidildiğinde, antik Sidyma kenti, şimdiki Dodurga köyünün bulunduğu yerde yer almaktadır.

Kentin ne zaman kurulduğu hakkında bilgiler bugün elimizde yoktur. Ancak kentin Roma ve Bizans devirlerinde gelişme gösterdiği kalıntılardan anlaşılmaktadır..

Kentin akropolünde birkaç sarnıç ve bina kalıntısı olmasına karşılık, akropolün kuzey eteği ve vadideki kalıntılar arasında mermerden yazıtlı bir mezar, bir tapınak, hamam ve birkaç basamağı ancak görülebilen bir tiyatro dikkati çeker.

Köyün bulunduğu tarlalar arasında görülen birçok lahit arasında iki heroon görülebilecek eserler arasındadır.

 

7. PINARA ANTİK ŞEHRİ

Xanthos’tan sonra Fethiye yoluna devam eder ve Pinara yazılı levhadan sola dönüp 5 km daha giderseniz Pinara köyüne ulaşırsınız. Köyden antik kente yaya olarak çıkılır..

Kentin Likya dilinde adı, yuvarlakça anlamına gelen Pinalesözcüğünden kaynaklanmaktadır. Yapılan yüzeysel araştırmalar, Pinara’nın Xanthoslular tarafından kurulduğunu ve üç oy hakkına sahip altı kentten biri olduğunu gösterin ektedir.

Kariya Kralı Piksodaros’a İÖ 340-334 yılları arasında bağlı olduğu, burada bulunan bir yazıttan anlaşılmaktadır.

Kentin akropolüne, güney tarafından kayaya oyulmuş merdivenli patikadan çıkmak gerekir. Surla çevrili olan kısımda surlar ve Bizans çağı eserleri görülür. Pinara’nın resmi ve özel yapılarının da birçoğu burada toplanmıştır.

 

8. BATIK ŞEHİR KEKOVA

Lykia bölgesinin kıyısında Demre’nin (Kale) batısında yer alan Kekovakayalık bir adadır. Burası ismini ilk defa XIX.yüzyılın başında Cramertarafından duyurmuştur. Çoğu kez de kaynaklara Kakava olarak geçmiştir.

Kekova Adası ismini çevresindeki bölgeye de vermiştir. Ancak bu ada depremler sonucu deniz altında kalmış ve buraya batık şehir ismi de verilmiştir. Bu adanın yakınında Aperlai, batık Kent, Kaleköy’deki Simena, Üçağızdaki Theimussa, Gökkaya koyundaki Istlada isimli antik kentler bulunmaktadır.

Ada, hiçbir zaman karşısındaki iki küçük liman gibi kent özellikleri taşımamış, daha çok iki kenti perde gibi Akdeniz’e karşı koruyup denizcilerin sığınak, gemi inşaa ve onarım üssü olarak kullanılmıştır.

Yakınındaki batık kent olarak anılan köşede genellikle ana karaya oyulmuş yerleşim kalıntıları ve su içindeki temeller yer alırlar ki orijinal durumlarını canlandırmak için taşın yanında ahşap mimarinin de yoğun olarak kullanıldığını unutmamak gerekir.

 

9.SİMENA (KALE KÖY) ANTİK ŞEHRİ

Sağlam kalesiyle eşsiz bir görünüme sahip olan Simena adından ilk kez tarihçi Rinius (İ.S. 2.yy) bahsetmektedir.

Karayoluyla bağlantısı olmayıp genellikle Çayağzı’ndan deniz yoluyla ulaşım sağlanabilmektedir. Kalenin kuzeyinde kaya mezarlarında görülen Likya dilindeki yazıtlar, şehrin eksikliğini gösterirler. Likya birlik kentlerinden biri olduğu ve bağımsızlığı, sikkelerinden anlaşılmaktadır.

Kıyıdaki Likya tipi lahitler mendirek ve yapı kalıntıları ile İmparator Vespasian’a ithaf edilmiş hamam, kaleden rahatlıkla izlenebilir. Kale içinde kayaya oyulmuş küçük bir tiyatro bölgenin en ilginç kalıntısıdır. Kalenin kuzeyinde ise oldukça geniş bir alana yayılmış olan mezarlık bölgesi uzanmaktadır.

 

10. TEİMİUSSA (ÜÇAĞIZ) ANTİK ŞEHRİ

Günümüz köy yerleşimi, Teimiussa olarak adlandırılan küçük bir Likya liman kenti üzerine oturmaktadır. Köye, Kaş veya Finike yönünden teknelerle ulaşılabilir. Yerleşim yeri olan Kekova doğal ve arkeolojik sit kapsamında korunan yörelerden biridir.

Likya yazıtlı mezarların bulunması en az İ.Ö. 4. yy. öncesi yerleşimine işaret eder. Teimiussa’da görülebilecek antik kalıntı olarak bol miktarda mezar ile kıyıdaki yol ve rıhtım sayılabilir.

Kalkan’a 60 km. uzaklıkta olan şehre Kaş’ı 18 km geçtikten sonra güneye ayrılan yaklaşık yarım saatlik yoldan Üçağız Köyü’ne ulaşılır.

 

11.MYRA (DEMRE) ANTİK ŞEHRİ

Bugünkü Demre ilçe merkezinde ve civarında yer alan Myra Antik Kenti, özellikle Likya dönemi kaya mezarları, Roma dönemi tiyatrosu ve Bizans dönemi Aziz Nichola Kilisesi ile ünlüdür.

Tiyatronun hemen iki yanında, kabartmalı veya düz kaya mezarları yer alır. Likyalılar’ın ahşap ev mimarisinin kaya mezarlarına en iyi uyarlanmış örnekleri olan Myra mezarlarından, içinde ölüyü ve yakınlarını betimleyen kabartmalı mezar, en ilginç örneklerden biridir. Ayrıca yine kabartmalı veya kitabeli bir çok kaya mezarı, kayalığın güneye bakan yüzünde üst üste veya yan yana sıralanmaktadır.

Şüphesiz şehrin ilginç anıtsal kalıntı temelleri 5. yy’da yapılmış şekliyle günümüze ulaşmış olan Noel Baba Kilisesi olarak da anılan Aziz Nicholas Kilisesi’dir.

 

12. NİCHOLAS (NOEL BABA ) KİLİSESİ

Yaygın olarak Noel Baba olarak bilinen St. Nicholas M.S. 245′te Fethiye yakınlarında Patara’da doğmuş ve M.S. 363′de ölmüştür. Zengin bir ailenin iyi eğitilmiş oğlu olan St.Nicholas hayatını insanlara özellikle de çocuklara ve denizcilere yardıma adamıştır.

Demre rahibi olarak insanlara dini ve sosyal yardımlarda bulunan St. Nicholas ölünce Demre’ye gömüldü ve mezarının yanına adına bir kilise inşaa edildi. 1080′de İtalyan korsanlar bazı kemikleri Bari’ye kaçırdılar. Ancak kalan bazı kemik parçaları bugün Antalya Müzesindedir.

İlki 5-7 Aralık 1983 yılında yapılan Noel Baba sempozyumu, o günden beri değişik din ve eğitimlerden gelen insanların katılımıyla her yıl tekrarlanıyor. Bu sempozyumda St. Nicholas’ın çizgisinden gidilerek değişik din ve inançlardan olan insanlara barış, dostluk ve kardeşlik çağrısı yapılıyor.


 
Noel Baba Kilisesi Nerede?

Antalya’nın Demre ilçesinde bulunan Noel Baba Kilisesi, bölgeye tatil için gelenlerin sıkça ziyaret ettiği yerlerden.

 

13. PİRHA ( BEZİRGAN ) ANTİK ŞEHRİ

Denizden 850 metre yükseklikte kurulan kentin bulunduğu dağın yamacında çok sayıda kaya mezarı vardır.

Lahitler çevreye dağılmıştır. Burada bulunan üç tane kadın heykeli bugünAntalya Müzesinde sergilenmektedir. Pirha’nın bulunduğu ören yerine, Bezirgan Köyünden 15-20 dakika yaya olarak ulaşılır. Kalkan’a 18 kM uzaklıkta olan ve orta Likya’nın en büyük kentlerinden birisidir.